Geçtiğimiz günlerde Tüik'in hazırladığı "Yaşam Memnuniyeti" araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırma 3 bin 440 hane halkı bulunan, 18 ve yukarı yaştaki 7 bin 27 bireyle görüşülerek gerçekleştirilmiş.
Tüik'in 2010 yılı araştırmasına göre, ülkemizdeki yurttaşların yüzde 61.2'si kendisini mutlu yüzde 10.7'si de mutsuz olarak ifade ettiler. Yüzde 72.8'lik bir kesim ise geleceğe umutla bakıyor.
Deteylara inildiğinde, kadınların erkeklere oranla daha mutlu olduğu görüldü. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 62.7 erkeklerde ise yüzde 59.6 olarak belirlendi. Eğitim düzeyi arttıkça mutluluk düzeyinde de artış gözlendi. Geçtiğimiz yıl ilkokul mezunlarında mutluluk oranı yüzde 60.5 oldu. yüksekokul/üniversite mezunlarında ise bu oran yüzde 67.7'ye kadar yükseldi. Dikkati çeken bir diğer detay ise evli bireylerin evli olmayanlara göre daha mutlu olmaları. Evlilerin yüzde 63.7'si evli olmayanların ise yüzde 53.5'i kendisini mutlu olarak tanımladı.
Araştırma kapsamında 2010 yılındaki ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisine bakıldığında halkın yüzde 54.2'sinin daha ucuz ürün tüketmeye yöneldiği görülüyor. Yine bu süreçte vatandaşların yüzde 33.8'i borçlandığını, yüzde 21.7'si gelirlerinin azaldığını belirtti.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun araştırma sonuçlarını okurken bunca yıldır doğru bildiğim birçok şey domino taşları gibi yıkılıverdi usumda.
Tüik hayatımızı anket formlarına sığacak denli daraltıverdi de sonunda mutlu olabildik. Herşeye rağmen, oldukça yüksek bir oranla mutluyuz işte.
Kadınların erkeklerden daha mutlu olduğu bir ülkede şiddete, tacize, tecavüze uğradıkları iletişim araçlarının yalanı olsa gerek. Bunların daha çok izlenebilmek adına herşeyi yapacaklarını biliyordum ama, bu kadarını hiç düşünmemiştim.
Meğer bilgilendikçe farkındalığın, bilincin artması mutsuzluğun şiddetinin artmasıyla ilintili bir durum değilmiş, bunu da öğrendim.
Evliler bekarlara göre daha mutlu olduklarına göre, boşanmaların son yıllarda arttığı yalanını da kesinlikle evlenmekten umudunu kesmiş müzmin bekarlar çıkarıyordur.
Bu arada kendimizle ne kadar övünsek azdır. Gelirimiz azalıp borç içinde yaşarken bile mutlu olmayı başarabilen, dünyada eşi benzeri olmayan çok özel bir milletiz biz.
Sokaklarda işçilerin, öğrencilerin gaza boğulduğu, yazarların, gazetecilerin içeri tıkıldığı, hukuk sisteminin çökertildiği bir ülkede yüzde 72.8 gibi yüksek bir oranla geleceğe umutla bakabilmek... işte bunu anlayabilmiş değilim. Goebbels'in Nazi propaganda merkezi değil Tüik bu. Türkiye İstatistik Kurumu bizi tüikleyecek değil ya.
Tüiklemek: İstatiski verilerle yapılan bir nevi dolandırıcılık. Umut tacirliği.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder